Yorumu yanıtla
İnsanlığın var oluşundan itibaren insanlar bir şeylere sarılma veya tutunma lüzumunu hissetmişlerdir.Peygamberler vasytasıylada bazı toplumlar dinin veya inancın içeriğini yaşamışlar ve tatmışlardır.Oda Allah'a olan sevgidir.Lakin bazı toplumlar ise semavi dinler dışında bazı dinlere yönelmeleri örf ve adetlerinden kaynaklanır.Mesela uzak doğu insanı bir kısmı buda,bir kısmı hindu,bir kısmı Şamaniz dinine mensupturlar.Bu dinlerin inançlarında farklılıklar gösterilsede,ruhani boyutu birdir. Oda inanmaktır.Öbür dünyanın varlığına inanarak dünyadaki yaşamlarını yönlendirirler.Ceza ve mükafatı semavi dinlerde ön plana çıkarır.Dünyada ki yaptıklarının hesabını öbür hayatta verceğini bilir.Ve insan Allah'ın bıuruklarına ister istemez uymak zorunda kallır.Gerçekten inanç sahibi biri Allah'ın yasaklarından mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışır.Kısaca özetlersek,dünya yaşamında insanların mutlaka ve mutlaka bir şeylere tutunma isteği kendiliğinden oluşur.Tarihe geri baktığımızda bunları görürüz.
Cevapla
Gezinti
Kullanıcı girişi
Son yorumlar
- yanlıslık
2 hafta 5 gün önce - Ne iyi be bu zamanda her
2 hafta 5 gün önce - Teşekkürler
4 hafta 6 gün önce - Öze Doğru
5 hafta 5 gün önce - şecer-i terakime yi okumamışlar
8 hafta 1 gün önce - Efendioğlu
11 hafta 2 gün önce - TÜRKLERDE DİN VE GEÇMİŞ
16 hafta 6 gün önce - Mehmet
17 hafta 3 gün önce - antiemperyalist
17 hafta 5 gün önce - Hinduizmlik
19 hafta 6 gün önce

Din
Misafir — Salı, 04/01/2008 - 12:26