Gözde içerik
Son görüntülenme:
- Günümüzde Musevilik
- KARTACALILARDA DİN VE İNANIŞ
- LÂHÛT KAVRAMI
- Müjdele, nefret ettirme!
- Yeni Osmanlılar ve Bahailer
- Emr-i maruf ve nehy-i münker
- İslami ilimler ikiye ayrılır
- Advaita Vedanta
- Kuveykırlar
- Hıristiyanlığın Kutsal Kitapları
- Aztek Takvimi
- İhvan-üs-Safâ Felsefesi
- Kur'ân-ı Kerîm'e Göre Yahudilik
- BUDA VE ÖĞRETİSİ
- Konfüçyüsyanizm
Ilgili Konular
DOĞU TÜRKİSTAN'DA YAŞANAN ZULÜM
Her ne kadar Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla komünizmin siyasi bir rejim olarak çöktüğü kabul edilse de, komünist ideoloji ve uygulamaları hala devam etmektedir. Hala Kızılordu zihniyetinin hakim olduğu Rusya'nın Çeçenistan'da, Çin'in ise Doğu Türkistan'da yürüttüğü uygulamalar bunun en önemli göstergelerindendir. Bugün Doğu Türkistan'da yaşayan Müslüman Türkler, Mao'nun Kızıl Çini'nde yaşananların tekrarını yaşamaktadırlar. Gençler sebepsiz yere tutuklanmakta, rejime karşı oldukları iddiası ile idama mahkum edilerek kurşuna dizilmekte, Müslümanların ibadetlerini topluca yapmaları engellenmekte, kazançları acımasız vergilerle ellerinden alınmakta, halk açlık tehlikesiyle ölümün eşiğinde yaşamakta, yanıbaşlarında yapılan nükleer denemelerle ölümcül hastalıklara yakalanmaktadır.
Doğu Türkistanlı Müslüman Türkler, yaklaşık 250 yıldır Çin egemenliği altında yaşıyorlar. Çinliler, bir İslam toprağı olan Doğu Türkistan'a "kazanılmış topraklar" anlamına gelen "Sincang" adını koydular ve burayı kendi toprakları olarak tanımladılar. 1949 yılında Mao önderliğindeki komünistlerin Çin'in yönetimini ele geçirmelerinin ardından, Doğu Türkistan üzerindeki baskılar eskisine oranla daha da arttı. Komünist rejim politikası, asimile olmayı reddeden Müslümanların fiziksel olarak imhasına yöneldi. Katledilen Müslüman sayısı çok ileri boyutlara ulaştı. 1949-1952 yılları arasında 2 milyon 800 bin; 1952-1957 arasında 3 milyon 509 bin; 1958-1960 yılları arasında 6 milyon 700 bin; 1961-1965 yılları arasında 13 milyon 300 bin kişi ya Çin ordusu tarafından öldürüldüler ya da rejimin doğurduğu kıtlık sonucunda öldüler. 1965'ten sonraki katliamlarla birlikte, öldürülen Doğu Türkistanlı sayısı 35 milyon gibi çok yüksek bir rakama ulaştı.
Rejim, 1949 yılından itibaren Müslümanları imha ederken bir yandan da bölgeye sistemli bir biçimde Çinli göçmen yerleştirdi. Çin hükümetinin 1953 yılında başlattığı bu kampanyanın etkisi son derece düşündürücüdür. 1953 yılında bölgede % 75 Müslüman, % 6 Çinli yaşarken bu oran 1982 yılında % 53 Müslüman, % 40 Çinli'ye yükseldi. 1990 yılında yapılan nüfus sayımında ulaşılan % 40 Müslüman, % 53 Çinli nüfus oranı bölgedeki etnik temizliğin boyutlarını göstermesi açısından son derece önemlidir.
Bu arada Çin yönetimi, Doğu Türkistanlı Müslümanları nükleer denemelerinde kobay olarak kullanmıştır. Bölgede ilk olarak 16 Ekim 1964 tarihinde başlatılan nükleer denemelerin olumsuz etkileri yüzünden bölge insanı ölümcül hastalıklara yakalanmış, 20 bin özürlü çocuk dünyaya gelmiştir. Nükleer denemeler nedeniyle ölen Müslüman sayısının 210 bini bulduğu bilinmektedir. Binlerce insan ise sakat kalmış, binlercesi de sarılık vebası, kanser gibi hastalıklara yakalanmıştır.
Çin 1964'den günümüze kadar Doğu Türkistan topraklarında elliye yakın atom ve hidrojen bombası patlatmıştır. İsveçli uzmanlar, 1984 yılında yapılan yeraltı nükleer denemesinde 150 ton gücündeki bombanın Richter ölçeğiyle 8.8 şiddetinde yer sarsıntısına sebebiyet verdiğini tesbit etmişlerdir.
Çin'in Uygur Türklerine uyguladığı zulüm bunlarla bitmemektedir. 1997 yılının Şubat ayında tekrar alevlenen olaylar sırasında yaşananlar, Çin zulmünün bir özeti niteliğindedir. Kamuoyuna yansıyan haberlere göre Çin milis güçleri, 4 Şubat'a rastlayan Kadir gecesinde, Kandil nedeniyle bir mescitte toplanan 30'un üzerindeki kadını, Kuran okurlarken demir sopalarla dövdüler ve sürükleyerek emniyet merkezine götürdüler. Mahalle sakinleri ise merkeze giderek kadınların serbest bırakılmalarını istedi. Bunun üzerine işkence ile öldürülen 3 kadının cesedi önlerine atıldı. Bunun üzerine galeyana gelen halk ile Çinliler arasında çatışmalar başladı. 4-7 Şubat arasında 200 Doğu Türkistanlı hayatını kaybederken, 3500'den fazla Uygur Türkü kamplara kapatıldı. 8 Şubat sabahında ise Bayram namazı için camilerde toplanan halkın namaz kılması güvenlik güçlerince engellendi. Bunun üzerine çatışmalar tekrar alevlendi ve sonuç olarak Nisan-Aralık 1996 arasında 58 bin olan tutuklu sayısı, bir anda 70 bini geçti. 100 kadar genç ise meydanlarda kurşuna dizilirken, 5 bin Uygur Türkü çırılçıplak soyularak 50'şer kişilik gruplar halinde meydanlarda teşhir edildiler.
Doğu Türkistan örneği 20. yüzyılda yaşanan acılardan sadece bir tanesidir. 20. yüzyılda, farklı din, ırk veya ideolojilere sahip insanlar dünyanın her bir yanında birbirlerini öldürerek, yok etmişlerdir. Bu kıyımları yapanların ideolojilerinin hepsinin ardından Darwin'in dünya görüşünün çıkması ise bir rastlantı değildir. Çünkü Darwin teorisi ile insanların vicdani bir rahatsızlık duymadan birbirlerini öldürmelerini kolaylaştırmış ve işlenen cinayetleri sözde meşru bir zemine oturtmuştur.
O zulmedenler, azabı gördüklerinde, onlara ne (azab) hafifletilecek, ne süre tanınacak.
(Nahl Suresi, 85)
Hayır, zulmedenler, hiçbir bilgiye dayanmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. Allah'ın saptırdığını kim hidayete erdirebilir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
(Rum Suresi, 29)
Ilgili Konular
Gezinti
Kullanıcı girişi
Son yorumlar
- kafirler demekle ne demek
6 gün 8 saat önce - onlara bunları anlatmak
2 hafta 2 gün önce - Misyonerler size cevap verir
2 hafta 6 gün önce - misyonerlerin taktiklerine cevap
3 hafta 1 saat önce - dilerarası diyalogla ilgili anket
3 hafta 1 saat önce - kavram hatası
3 hafta 22 saat önce - site için teşekkürler
3 hafta 3 gün önce - iman
5 hafta 1 gün önce - bir eleştiri
5 hafta 4 gün önce - dinler arası diyalog
5 hafta 4 gün önce
Kimler çevrimiçi
Kitap gezintisi
- DARWINİZM
- 1.GİRİŞ
- DARWİNİZM’İN KISA TARİHİ
- DARWIN'İN IRKÇILIĞI VE SÖMÜRGECİLİK
- DARWIN VE FAŞİZMİN KORKUNÇ İTTİFAKI
- KOMÜNİST VAHŞETİN DAYANAĞI DARWINİZM
- MARKSİST TARİH ANLAYIŞININ ÇÖKÜŞÜ
- Marx ve Engels'in Darwin Hayranlığı
- Marx ve Engels'in Takipçilerinin Darwin Hayranlığı
- Darwin'in ve Marx'ın Çin Elçisi: Mao Tse Tung
- Darwinizm-Komünizm İttifakının Temeli: Din Düşmanlığı
- Darwinist Komünistlerin Dünyaya Getirdikleri Zulüm ve Dehşet
- Darwinist Mao Tse-Tung ve Katliamları
- Komünist Vahşetin Acı Bilançosu
- DOĞU TÜRKİSTAN'DA YAŞANAN ZULÜM
- ÇEÇENİSTAN'DA DİNMEYEN ZULÜM
- Sonuç: Komünizm, Dinsizliğin İnsanlara Yaşattığı Bir Dehşettir
- KAPİTALİZM VE EKONOMİDE YAŞAM MÜCADELESİ
- DARWINİZM'İN GETİRDİĞİ AHLAKİ ÇÖKÜNTÜ
- SONUÇ: DARWINİZM'İN BATAKLIĞININ KURUTULMASI ŞARTTIR

Yeni yorum gönder