Forum Konularımız
Gözde içerik
Son görüntülenme:
- Emmanuel
- Rûhu’l-Kudüs
- İnanç ve İbadetleri
- ROMA DİN VE İNANIŞLARI
- İbadet ve Ahlak anlayışları
- SATANİZMİN DOKUZ BÜYÜK GÜNAHI
- İslam'da temizliğin önemi
- DÜNYAYI SARSACAK KAYIP KİTAP: Apokrifal
- Karma İnancına Göre Ahiret
- İLKEL DİNLER
- Voodoo (Vudu) Dini
- Fıkıh ilminin önemi
- Budizm'e Göre Dünya Hayatı
- ŞAMANİZM
- Hz. LÛT (a.s)
Nirvana
Nirvana, Batı’da genelde anlaşıldığı gibi ölümden sonra değil, burada ve şu anda gerçekleştirilebilecek bir ruhsal durumdur. İstek ve tutkuların yok olması, Istırabın etkili olmayacağı bir iç barışa, iç suskunluğa, aşkın bir Mutluluğa erişmektir. Nirvana’ya erişme isteği de dahil olmak üzere tüm istek ve tutkular bırakılmadan, olanla, gelenle yetinmekten gelen iyimser bir yetingenlik kazanılmadan Nirvana gerçekleştirilemez. Nirvana’yı gerçekleştiren kimse bir yandan da günlük yaşamını normal haliyle sürdürüyor. Eylemlerinin bir takım nedensel zorunluluklar (karma) yaratmaması da olanaksız elbette. Nirvana’ya erişen kimselerin tek farkı, bu zorunlulukların dışında kalmayı başarabilmesi. Eylemlerinde beğenilmek, beğenilmemek gibi bir güdü etkin olmuyor, yaptığı islerden alkış beklemiyor, basarı ya da kazanç onu fazla sevindirmediği gibi başarısızlık ya da yitim de fazla üzmüyor. Kuskusuz acı da çekiyor ama bunlara bilgece katlanmasını, olayların doğal akımına boyun eğmesini de biliyor. Ben’i aşınca bütünle bütünleşiyor.. Yarinin getireceklerine kaygısız, ben’in doyumsuzluğundan gelen bütün sorunlara sırtını çevirmiş, şu yaşam nasıl yaşanmalıysa öyle yaşamaya başlıyor. Özgürlük, coşku, aşkın mutluluk içinde, akıp gitmekte olan yaşam ırmağı içindeki yerinin bilincine erişiyor.
Buda’nın öğretisi, bir yandan ben’i yokumsarken öbür yandan da bireyciliği en ileri götürmüş olan öğretidir. İnsanin toplumun kendisine giydirdiği kişiliksiz kişilikten soyunup gerçek varlığıyla baş başa kalınca gerçeği olduğu gibi özümleyecek bir yeteneğe sahip olabileceğine inanıyordu. Buda ölümden sonra ne olduğuyla ilgili sorulara yanıt vermek istemiyordu. Böyle bir soruyla karşılaşınca ya susuyor, ya da söyle diyordu: Göğsünüze zehirli bir ok saplanmış olsa, oku çıkartmaya çalışacak yerde, oku atanın kim olduğunu, hangi kasttan, hangi soydan geldiğini, boyunu boşunu, oku atmaktaki amalini falan mi araştırmaya kalkardınız? Ben bir şeyi açıklamıyorsam bırakın açıklanmamış olarak kalsın. Peki neden açıklamıyorum? Çünkü o şeyin açıklanması size hiç bir yarar sağlamayacaktır da ondan. Çünkü bu sorulara yanıt aramak ne aydınlanmanıza, ne bağımlılıktan kurtulup özgürlüğünüzü kazanmanıza, iç suskunluğuna, gerçeğe ermenize, Nirvana’ya erişmenize katkıda bulunabilir. Buda öğretisinde hiç bir dogma, iç yaşantıyla doğrulanamayacak hiç bir inanç getirmemeye özen göstermiştir. Varoluş, devingen gücünü nedensellikten alan sürekli bir oluşum, değişim sürecinden Başka bir şey değildir; varoluşun ardında Durağan bir öz, tözel bir nitelik yoktur. Budizm’de tözsüz, öz varlıksız bir nedensellik vardır.
Ilgili Konular
Gezinti
Kullanıcı girişi
Kimler çevrimiçi
Çevrimiçi kullanıcılar
- ALİMMUNZUR
Son yorumlar
- tevrat
33 hafta 6 gün önce - hristiyanlar allahın
33 hafta 6 gün önce - tabiki
34 hafta 1 gün önce - arkadas guzel hazırlamıs ama
34 hafta 4 gün önce - Yukarıda anlatılanların
35 hafta 12 saat önce - karşılaştırma
35 hafta 1 gün önce - Esselamu Aleykum ve
35 hafta 3 gün önce - cok garip
35 hafta 4 gün önce - sağol
35 hafta 5 gün önce - sağol
35 hafta 5 gün önce

Yeni yorum gönder