Forum Konularımız
Gözde içerik
Son görüntülenme:
- Dünya Tarihinde Bir Dönüm Noktası: ATEİZMİN ÇÖKÜŞÜ
- Ahiret, Ceza, Yani Amellerin Karşılığını Verme Günü Anlamında
- Darwinizm'in I. ve II. Dünya Savaşları'nın Hazırlanmasındaki Rolü
- En Yüce Kudrete Teslim Olma, İtaat Etme, Boyun Eğme Anlamında
- Sonuç: Komünizm, Dinsizliğin İnsanlara Yaşattığı Bir Dehşettir
- Devlet ve Halk Dini Olarak Konfüçyanizm ve ibadetleri
- Hıristiyanlıkla İlgili Temel Kavramlar ve Anlamları
- İslâm Âmentüsü ve Hristiyan Amentüsünün Eleştirisi
- GENEL DİN KONULARINA İLİŞKİN KAYNAK REFERANSLARI
- Darwinizm-Komünizm İttifakının Temeli: Din Düşmanlığı
- Kitab-ı Mukaddes’e Göre Barış ve Savaş Anlayışı
- Budizm ´de inanç ve ibadet
- Allah'ın En Son ve Hiç Değişmeyen Vayhi: Kuran
- Pavlus Tarafından Hıristiyanlığa Geçen Hususlar
- SONUÇ: DARWINİZM'İN BATAKLIĞININ KURUTULMASI ŞARTTIR
Kemalizm; Resmî Din mi? Atatürk'e Tanrı veya Peygamber Diyenler
Cumhuriyetin ilk yıllarında, devletin dine bakış tarzını öğrenebilmek için, önce, okullarda çocuklarımıza okutulan tarih kitaplarına, sosyoloji kitaplarına bakmak lâzım. İstanbul'da 1931 yılında, Devlet Matbaası'nda bastırılan Orta Zamanlar Tarihi'nde İslâmiyet ve Hz. Peygamber (s.a.s.) aleyhinde yazılanlar, en koyu münkirleri bile utandıracak seviyesizliktedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında, devletin resmî ideolojisinde İslâmiyet'in yeri yoktur. Çünkü "İslâm birtakım zevâta göre eskimiştir!", "Hz. Muhammed (s.a.s.) nihayet bir çöl bedevîsidir", "İslâmiyet'in yerine yeni bir din koymak lâzımdır ki, o da Kemalizmdir." Nitekim Edirne milletvekili Şeref Aykut'a göre Kemalizm dininin altı esası, altı oktan ibaretti: Yani "Kemalizm dini, cumhuriyetçilik, milliyetçilik, inkılâpçılık, devletçilik, laiklik ve halkçılık prensiplerine dayanmalıydı." Kemalizmin, yeni bir din olarak yayılmasında Şeref Aykut yalnız değildi. İyi ama bu dinin peygamberi kim olmalıydı? Bu sorunun cevabını Behçet Kemal Çağlar verdi: Mustafa Kemal Atatürk! Behçet Kemal, Süleyman Çelebi'nin meşhur Mevlid'ini Atatürk'e uydurmakta ve çıktığı Anadolu il ve ilçelerinde, başına topladığı kalabalıklara Atatürk Mevlidi'ni okutmakta hiçbir sakınca görmedi:
(...)
Ger dilersiz bulasız oddan necât
Mustafâ-yı bâ Kemâl'e essalât.
Ol Zübeyde, Mustafâ'nın ânesi
Ol sedeften doğdu ol dürdânesi!
Gün gelip oldu Rızâ'dan hâmile
Vakt erişti hafta ve eyyâm ile.
Geçti böyle, nice ay nice sene
Vakt erişti bin sekiz yüz seksene.
Merhaba ey baş halâskâr merhaba
Merhaba ey ulu serdâr merhaba!
Edip Ayel, Atatürk'e: "Sen bizim yeni peygamberimizsin!" diye seslenmekte geciktiği için dövünmeye başladı. Behçet Kemal'i geride bırakacak bir atılım içinde olması gerekirdi. Bunu gerçekleştirebilmek için, Atatürk'e yeni dinî sıfatlarla secde etmesi lâzımdı. Edip Ayel, aruzun tumturaklı kalıplarıyla Türk edebiyatının en muhteşem dalkavukluk örneğini ortaya koydu:
Cennetse bu yurt, sen onu buldundu harâbe
Bir gün olacaktır anıtın Türklüğe Kâbe.
Zindan kesilen ruhlara bir nur gibi doldun
Türk ırkının, en son, ulu peygamberi oldun.
Tutsak seni lâyık, yüce Tanrı'yla müsâvi
Toprak olamaz kalp doğabilmişse semâvî
Ölmez bize cennetlerin ufkundan inen ses
İnsanlar ölür, Türklüğe Allah olan ölmez!
Edip Ayel'in bu kükremesinden sonra bir tereddüt belirdi: Atatürk, yeni Kemalizm dininin Allah'ı mı olmalıydı; peygamberi mi? Cumhuriyet devri şairlerinin bir büyük bölümü, Atatürk'e kıyamadılar. Onun üstünde de, altında da hiçbir gücün, hiçbir varlığın bulunmasına tahammül edemediler. Bu bakımdan, Atatürk'e hem Allah, hem de peygamber diye seslenerek kendilerinden geçtiler. Behçet Kemal, Edip Ayel'den geri kalmak istemedi:
Kaç yıldır Türkçe'ydi Tanrı'nın dili
İnsana ne ilâh, ne de sevgili
Ne de ana-baba aratıyordu
Her an yaratıyor, yaratıyordu.
Artık işaret verilmiş, yarış başlamıştı. İpi herkesten önce göğüslemeye çalışan atletler gibi, o devrin edipleri de "Allah", "tanrı", "ilâh", "Kâbe", "put" gibi kelimelerle Atatürk'e daha önce ulaşabilmenin cezbesine kapılmışlardı. Yüzlerce örnekten işte birkaçı: Halil Bedii Yönetken çığlıklar koparıyordu:
Tanrı gibi görünüyor her yerde
Topraklarda, denizlerde, göklerde
Gönül tapar, kendisinden geçer de
Hangi yana göz bakarsa: Atatürk.
Kemalettin Kamu, kendisine milletvekilliği getiren şiirini kalabalıklara okumaya başladı: Çankaya;
Burada erdi Mûsâ
Burada uçtu İsa
Bülbül burada varsa
Hürriyet için öter.
Ne örümcek, ne yosun
Ne mûcize, ne füsun...
Kâbe Arab'ın olsun
Çankaya bize yeter.
Sonra Faruk Nafiz Çamlıbel, sazını eline aldı:
On milyon bel, iki kat olmuşken eğilmeden
O'nda on beş milyonun boyu birden uzaldı.
Tanrı, peygamber diye nedir, kimdir bilmeden
Taptığımız ne varsa, hepsi ondan şekil aldı.
1938 yılında, Faruk Nafiz, tanrısız kalmamak için, Atatürk'ü yüreğine bir put gibi oturttu:
Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil
Kanlı bir göz yaşı nehrinde muazzam tabutun
Ey ilâhın yüce dâvetlisi, göklerden eğil
Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun!
Türk edebiyatında, tarihin hiçbir devresinde görülmeyen dalkavukluk ve putperestlik örnekleri, patlayan bir lağımın dehşet saçan kokusu ve manzarasıyla etrafa yayılmaya başlamıştı: Akbaba'cı Yusuf Ziya Ortaç da sesini yükseltti:
Topladı avucunda yıldırımı, şimşeği
Yoktan var ediyordu tanrı gibi her şeyi.
Nurettin Artam, dinin bütün nurlarından koparak kula kul oldu:
Koca bir güneşin akşam olmadan
Dağların ardında sönüşü gibi
Millete can veren, vatan yaratan
Tanrının göklere dönüşü gibi.
Her zaman ırkıma büyük Baş Atam
Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam!
Ömer Bedrettin Uşaklı da, Atatürk tapıcılığından kurtulamadı:
Bir güneş gibi yalnız
Sensin ülkü tanrımız
Ey Türlüğün bütünü.
Vasfi Mahir Kocatürk de, kocaman yakıştırmalarla Kemalizm dininin müridleri arasında zikre başladı:
Peygamber, tanrısına duymadı bu hasreti
Vermedi bu kudreti tanrı, peygamberine.
İlhami Bekir, alnımızın akına, katran karası elleriyle küfrün yobazlığını bulaştırmaya çalıştı:
İlk adam, mavi gözlerle baktı toprağa
Toprağın haritasını çizdi bayrağa
Allah değil, o yazdı alın yazımızı.
Bu ruhsuz, bu köksüz, bu tatsız örnekleri uzatmak istemiyorum. Yalnız, Cumhuriyetin o kuruluş yıllarında, zilli-düdüklü dalkavuklar zümresinden, üç önemli ismin ayrıldığını belirtmek istiyorum: Yahya Kemal, Necip Fazıl ve Nazım Hikmet! Nazım Hikmet, daha önce Marks'a ve Lenin'e kul köle olduğu için Atatürk'e secde etmedi. Hatta ona "Burjuva Mustafa Kemal" diye homurdanan şiirler yazdı. Yahya Kemal'le Necip Fazıl, İslâm'ın âmentüsüne bağlı kaldılar. Kemalizm dininin yeni öncüleri ise, imanın altı şartı olan İslâm âmentüsü karşısına, Kemalizm'in yeni âmentüsünü çıkardılar. Bazı devlet kuruluşlarında bastırıp dağıttıkları bu devrimci(!) âmentüyü şöyle yazarak ilân ettiler:
"Kahramanlık örneği olan ve vatanın istikbâlini yoktan var eden Mustafa Kemal'e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücâhit analarına ve Türkiye için âhiret günü olmayacağına iman ederim."
Halk, "halkçı" Kemalistlerin bu dehşetli dalkavukluklarından nefret ediyordu. Din ve dünya işlerini birbirinden ayırmaya çalışan Atatürk ise, kendisine takılan bu dinî sıfatlar karşısında şaşırıp kalıyordu.[1]
-----------------------------------------------------------------------------------
[1] Yavuz Bülent Bakiler, İslâmiyat cilt 3, sayı 3, Temmuz-Eylül 2000
Günün konuları
ateist . Yehova Şahitleri . Moonculuk . Raelien Akımı . Mormonluk . Unitaryenler . Tenrikyo . Tanrının Yolu Topluluğu . Tanrının Yolu Dini . Kadıyanilik . Mormonlar . Moon Teşkilatı . Mooncular . Moonlar . Yolcular . Ahmedilik . Krişna . Rael . Mormon Tarihi . Unitaryenizm . Tanrının Birliği . Adventistler . Pentakostalistler . Pentakostalizim . Bahai inancı . Moon . İlahi Prensip . Tenri . Japon Şinto inancı . Şimbaşira . Şinto müziği . Dinlerin Birliği . Son Söz . Tanrının Yolu inananları . Mehdi . hazcı . Rastafarianizm . düşünce biçimi . siyon . Russelistler . adetleri . İlahi Krallık . Mukaddes Kitap . Yehova Şahitliği Dini . Mormon kitabi . Moroni . Mormon inananları . Mormonların Kitabı . Mormon . inanç esasları .
- ALLÂH'A GİZLİCE DUÂ ETMEK
- ALLAH SİZE HİDÂYET VERSİN
- ESKİ BİR AMERİKAN DUASI
- ALLÂHU YERHAMU SULTAN CEM
- RECEB-Î ŞERİFTE İBÂDETLER
- KADÎR GECESİNDE NE YAPILIR?
- FİİLÎ ÎSTÎĞFAR TESBİH NAMAZI
- MİRAÇ GECESİNDE İBADET
- MUHARREM-İ ŞERİF'TE İBADETLER
- MURÂD HÜDAVENDİGAR'IN DUASI
- Ezandan sonra okunacak dua
- BERÂT GECESİ
- İSLÂMDA EZAN SÜNNETİ
- ALLAH'IN EN SEVDİĞİ DUÂ
Gezinti
Kullanıcı girişi
Kimler çevrimiçi
Son yorumlar
- Harikasın DOST... İşte bu
3 days 8 hours önce - Tesbihatta bulunun, üç
2 weeks 3 days önce - La İlahe İllallah, Muhammeden
2 weeks 3 days önce - s.a. kardeşim.öncelikle
2 weeks 5 days önce - en basit mantıkla hz isa
2 weeks 6 days önce - Yazı Metin Bobaroğlu'na
3 weeks 4 days önce - Agnostisizm
5 weeks 3 days önce - şakirtler sizden nefret
6 weeks 8 hours önce - hristiyanlık
6 weeks 2 days önce - incilin degisip degismedine
6 weeks 4 days önce

Mustafa Kemal Atatürk
Misafir (doğrulanmadı) — Cum, 11/11/2011 - 22:12Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı acaba bu ülkede din özgürlüğünden bahsedilebilir miydi?
İşgal kuvvetlerine her türlü yardım ve yaltaklık yapan padişah soytarıları, bütün günlerini haremlerinde geçiren zavallı padişahlar, din sömürüsüyle köşeleri dönen üçkağıtçılar bu milletin bu hallere gelmesine sebeptir. Her şeyin baş düşmanı cahilliktir ve maalesef dinimizi buna alet etmek isteyenlerde bolca bulunmaktadır.
Bu ülkenin bağımsızlığında en büyük pay sahibi Mustafa Kemal Atatürk'ü geçersiz yalanlarla kötüleyen her türlü yergi, biz Türk gençliğinin en büyük düşmanıdır.
Bu böyle bilinmelidir.
Kimse gökten zembille inmedi
tarih oku (doğrulanmadı) — Cts, 11/12/2011 - 12:26Mustafa kemal gökten zembille mi indi?
Padişah soytarıları ha öyle mi? O soytarılar anadoluyu türkleştirip balkanları türk toprağı yaptılar.. Taa viyana kapılarına dayanıp 600 yıl ayakta tuttular.
Mustafa Kemal kendi doğduğu şehir SELANİK'i bile ALAMADI..
Orduların ilk hedefi akdenizdi peki ya ikinci hedef neresiydi? Selanikti.. Peki alınabildi mi?
Osmanlı 1908 yılında TARİH OLDU.. 1908-1918 yılları arasında ise Mustafa Kemal'in de içinde oldugu İttihat Ve Terakki dönemi başladı.. Göstermelik bir padişah vardı. Bütün faturayı da ona kestiler.. Vahdettin 1918 de birinci dünya savaşı bittikten sonra devletin yönetimine geçti. Otur biraz tarih oku..
Atatürk
Misafir (doğrulanmadı) — Paz, 12/11/2011 - 21:49Padişahlara soytarı demek olmaz ama Atatürk'ü de saptırmak olmaz.. Bence siz tarihi biraz daha iyi okuyun ki bugün kim sayesinde özgürce yaşıyoruz bilin. Atatürk neler yapmış anlayın. .
Bilin ki Osmanlı padişahlarının hiç biri saf kan Türk değil. Hepsi Rus-Rum kanından. Çok güçlü, akıllı olduklarını, çok yerler fethettiklerini takdir etmek lazım ama hiç birini saf Türk kanından düşünemeyiz. Yaptıkları herşeyinde İslam diniyle bütünleştiğini düşünemeyiz. Harem'in nesi islam diniyle uyuşuyor.
Neyse.. Hepsi nur içinde yatsınlar..
Allah kimsenin beynini yobaz düşüncelerle doldurmasın. Amin..
Kimleri ne kadar takdri etmeli, ne kadarda eleştirmeli. işte bunu iyi bilmeli. Oyunlara gelmemeli..
BİR İBRET VESİKASI BU YAZILAR
Misafir (doğrulanmadı) — Salı, 08/16/2011 - 10:56Bu gün bu millet hala ezan sesini duyuyor ve namazını kılarak ,gerçek "yaradana" tapıyorsa; bu ancak Anadolu insanının "Allaha" olan sarsılmaz inancındandır. Yüce Rabbimiz bu milleti "put" ve "putçulardan" korumuş. Yukarıda anlatılanlar tamamen "İslam Öncesi" putperest bir bir döneme dönüşüm projesi olduğunu göstermektedir..
Atatürk'ün oluşlara tepkisini
Ehriman Salih (doğrulanmadı) — Per, 06/23/2011 - 12:16Atatürk'ün oluşlara tepkisini daha derin anlatıp sabateistlik ve masonluk olgusundan dem vurur musunuz
--
Sent mobile using MebApp.com. *Free on participating carriers.
Yeni yorum gönder