Forum Konularımız
Gözde içerik
Son görüntülenme:
- MASONLUK
- Şamanizm
- Nasârâ ve Hıristiyan; Anlam ve Mâhiyeti
- Günümüzde Şamanizm ve Diğer Dinlere Etkileri
- YAŞAYAN DİNLER
- Türkleri, dinlerine yabancılaştıran bir korelasyon...
- UZAY DİNİ
- Kuran'da Yahudiler
- Allah İnançları
- Ahd-i Atik
- Bahai Tapınakları
- Hurufi İnançları
- Konfüçyüsyanizm
- Hurufilik ve Bektaşilik
- Kur’ân’a Göre Hıristiyanların İslâm’a Zıt Olan Bazı Temel İnançları
dünya
İlk insan, ilk peygamber, insanlığın babası. Allah'u Teala Hz. Adem'i topraktan (turâbtan) yarattı. (Hud, 11/61;
Taha, 20/55; Nuh, 71/18) Yüce Allah yeryüzünde bir halife yaratacağını meleklerine bildirdiği zaman; ilim, irade ve kudret sıfatlarıyla donatacağı bu varlığın yeryüzüne uyum sağlaması için maddesinin de yeryüzü elementlerinden olmasını dilemiştir:
"Sizi (aslınız Adem'i) topraktan yaratmış olması onun ayetlerindendir. Sonra siz (her tarafa) yayılır bir beşer oldunuz." (er-Rum, 30/20)
"Yüce Allah'ın, kullarının kendisi vasıtası ile hakka ulaşmaları için peygamberleri aracılığı ile akıl sahibi insanlara tebliğ ettiği, onları dünya ve âhiret mutluluğuna kavuşturan sistem, Allah'ın koyduğu hükümler." anlamındadır. Bu anlamıyla din hem inanç konularını hem de amelî konuları kapsamaktadır. Her peygamberin getirdiği "millet" hakkında da kullanılabilir. Allah'tan geldiği için (Allah'ın dini şeklinde) Allah'a; Peygamber tarafından tebliğ edildiği için (Peygamber'in dini şeklinde) peygambere; ona uyup bağlandıkları için de (meselâ "Müslümanların dini" şeklinde) ümmete izafe edilebilir.[1]
Kıyamet'te herkese dünyada yaptıklarının karşılığının verilmesi, "Eğer siz ceza görmeyecek (din kökünden: "Medînin") olsaydınız..." (el-Vâkıa: 56/86) âyetinde olduğu gibi "iyi ya da kötü karşılık" anlamında; şâirin, "Ebediyyen onun da benim de "din''im bu mudur?" sözünde olduğu gibi "âdet ve alışkanlık" anlamında;
"Filan kimseler kurallara boyun eğmezler (lâ yedinûne)" denirken ve hadis-i şerifte geçen: "Akıllı kişi nefsine hâkim olandır (dâne)" şeklindeki kullanımında "itâat, zillet ve bağlılık, üstünlük sağlamak, galip gelmek" anlamlarında; başkalarını idare etmek üzere görevlendirilen birisinden: "Deyyentuhu'l-kavme" diye söz edilirken de "Egemenlik, mülk, hüküm (yönetim, yargı), gidiş, idare" anlamında kullanılmaktadır.
Ayrıca: "Tevhid; Allah'a ibadetin her türlüsü: yalın manasıyla millet; verâ ve vasiyet; bir şeye zorlanmak; aziz veya zelil olmak; itaat etmek; asil olmak; iyi ya da kötü bir şeyi alışkanlık haline getirmek anlamına gelmektedir.[1]

Son yorumlar
33 hafta 1 gün önce
33 hafta 2 gün önce
33 hafta 4 gün önce
34 hafta 5 saat önce
34 hafta 3 gün önce
34 hafta 4 gün önce
34 hafta 6 gün önce
35 hafta 5 saat önce
35 hafta 1 gün önce
35 hafta 1 gün önce