• ANASAYFA
  • HAK DIN
  • PEYGAMBER
  • PUTPERESTLIK
  • TEBLİĞ
  • TEVHID
  • İMAN
  • İNANÇ
  • İSRAİLOĞULLARI
  • ŞEYTAN

dinlertarihi.net

  • anasayfa
  • forum
  • güncel yazilar
  • anketler
  • kitaplar
Ana sayfa › Dinler Tarihi Bölüm 1 › Dinin Gerekliliği

Gözde içerik

Son görüntülenme:

  • Hz. İBRÂHİM (a.s.)
  • Masonluğun Felsefesi Kabala
  • Minos Uygarlığı Dini
  • Cennetin Kapısı
  • Budizm ´de Mezhepler
  • Reenkarnasyon
  • Günümüzde Kuveykırlar
  • 3. Nirvana
  • Darwinist Mao Tse-Tung ve Katliamları
  • Din’in Kur’an’daki Anlamları
  • Ateizmin Çeşitleri
  • Branch Davidians
  • Din Koyucu Kim Olabilir?
  • Mormonlar
  • Dinka Dini

Ilgili Konular

peygamber . inanç . Hıristiyanlık . ibadet . din . Hıristiyanlar . tevhid . hak din . tebliğ . çok tanrılı inanç . dinler tarihi . islam . törenler . Kutsal Kitapları . Tevrat . komünizm . Darwinizm . inanış . vaftiz . Yahudiler . katliam . iman . şeytan . putperestlik . teslis . Haçlı Seferleri . kafirler . Buda . Hinduizm . Sabiiler . tarih . İncil . Masonluk . ırkçılık . Ayin . Yahudilik . Ehl-i Kitap . kuran . itaat . şirk . Budizm . Çin . Zerdüştilik . Yezidiler . Kutsal ruh . ateist . dinsizlik . Masonlar . Karma inancı . evrim teorisi . evrimciler . dünya . sünnet . put . İsrailoğulları . oruç . tevhid inancı . Hz. İsa . kilise . İnciller . Bahailik . Ateizm . Satanizm . Manicilik . Hurufilik . Kuran'da din . Allah'ın Dini . Pavlus . Noel . ahiret . şamanizm . putperest topluluk . Hz. Musa . dua . namaz . batıl din . Hindu . Japonya . Taoizm . İsrail . Mesih . Ortodoks . Yahudi . Bahai Dini . Bahailer . Tapınakçılar . inanç sistemi . Mısır . Karma felsefesi . Nevruz . dinler . din kelimesi . şirke düşmek . teslis inancı . Kitab-ı Mukaddes . amel . şeriat . büyücülük . tevbe . Ulul-Azm

Yönlendirilen Din; Devlet Dini ve Diyânet

“Din” kelimesinden türeyen “diyânet” kelime olarak; “din, dine ait, dinî emirlere riâyet etmek, gereğini yerine getirmek ve dindarlık” mânâsına gelir. Fıkıh eserlerinde bu kelime, “muâmelât”a karşılık ibâdetleri belirtmek için kullanılır. Günümüzde ve yaşadığımız coğrafyada terim olarak, başta anayasa olmak üzere laik yasalarla yetkisi çizilen ve Başbakanlığa (ilgili devlet bakanlığına) bağlı olarak çalışan, resmî devlet kurumu olan “Diyanet İşleri Başkanlığı” teşkilâtı için kullanılmaktadır. Biz de bu anlamda kullanacağız.

İslâm’a göre insan, yeryüzünün halîfesidir. Allah, insanı yeryüzünde meşrû icrâatta bulunması için, yani Allah’a kulluk için yaratmıştır. Bu anlamda halifelik; sadece namaz kılma, oruç tutma, zekât verme, hacca gitme gibi ibâdetleri yerine getirmekle sınırlı olmayıp, her hususta Allah’ın rızâsına uygun hareket edilmesini zorunlu kılar. Yani, Kur’an’ın hayat ve hüküm kitabı kabul edilerek tatbik edilmesi gerekir.

Kur’an’da bu gerçek, apaçık belirtildiği halde, müslümanların yaşadığı ülkelerdeki rejimler, “din”i kendi kontrolleri altına almak, dinin emir ve yasaklarından kendilerini soyutlamak; devletin dinsiz olmadığını göstermek için “Diyânet” teşkilât kurdular. Bu kurum vâsıtasıyla halka belli konularda serbestlik verilirken, “hak din”in temel/asıl konularından haberdar edilmemesine özen gösterdiler.

Yetkililer, Diyânet teşkilatını başbakanlığa bağlayınca ve kendilerine uygun gördükleri bir başkanı da o makama atayınca, dinle ve dolayısıyla hayatla ilgili bütün ipleri ellerine almış oldular. İşi daha da sağlama almak için imamların, müezzinlerin, vâiz ve müftülerin maaşını laik devletin bütçesinden ödemeye başladılar. Böyle yapmakla, kendilerinden maaş alanların kendilerine hesap sorma yolunu da kapatmaya çalıştılar. Bu durumda din, artık ortada oyuncak haline gelmiş oluyordu.

Kim başa gelirse gelsin, ister solcu, ister sağcı, ister sözde dindar, ister laik dinsiz; din bu yetkililerin menfaatlerine hizmet eden güçlü bir araç olarak kullanılmaya başlandı. Kim iktidarda ise din, yani diyânet, o şahsın istekleri doğrultusunda hareket etmek zorundadır. Bu durum, müslümanların yaşadığı işgal edilmiş bütün İslâm topraklarında, her ülkede devletin kontrolünde olan bir Diyânet teşkilâtı vardır. Diyânet kurumu, devletin dini kendi emelleri için kullanmasına destek veren bir kuruluştur. Diyânet için dinin tümüne riâyet edip etmemek mesele değildir. Çünkü devlet ne derse diyânet yetkilileri, kendilerini emir kulu kabul ederek öyle hareket etmek zorunda hissederler. Allah’ın hükmü ise açıktır: “Yoksa siz Kitab’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında ancak rezilliktir. Kıyâmet gününde ise (onlar) azâbın en şiddetlisine itilirler. Allah, yapmakta olduklarınızdan asla gâfil değildir.” (2/Bakara, 85)

Diyânet teşkilâtı, Türkiye’de 3 Mart 1924 tarihinde Atatürk’ün isteğiyle meclisin kabul ettiği 429 sayılı kanunla kuruldu. Bu tarihten itibaren tekke ve zâviyeler kapatıldı. Câmilerin bazısına kilit vuruldu. Bütün bu yerler çok değişik maksatlar için kullanıldı. Bir kısmı depo, ambar, işyeri olarak kullanılmaya başlandı. Bazı câmi, medrese ve vakfiyeler de Cumhuriyetin ilk yıllarında torpilli bazı azınlıklara satıldı. 15 Kasım 1935 tarihinde çıkarılan bir kanunla eskiden câmi olarak kullanılan kiliseler, tekrar kiliseye çevrildi. Bunun yanında, 3 Şubat 1932’de “ezan”ın Türkçeleştirilmesi kanunlaştırılarak Arapça aslıyla okunması yasaklandı.

Diyanetin kuruluş amacı, tamamıyla devletin hizmetinde olan, devletin istediği şekilde bir din oluşturma için kurulmuş bir teşkilât olmasıdır. Devlet, kendi içerisinde kendi aleyhine oluşacak bir güç olgusuna şiddetle karşı olduğundan, din ile devletin birbirinden tamamen ayrı olduğu söylenmeye başlandı. Aynı zamanda dine ve vicdana saygılı olduklarını söylemeyi de ihmal etmediler. Yetkili ve etkili güçler, halkın tepkisini çekmemek için dinsiz olmadıklarını söylediler. Bunun için de dini kontrol altına alan bir teşkilât kurmaları gerekiyordu.

Resmî ideolojinin kontrolünde ve onun prensiplerine göre çalışan her kurum, bağlı olduğu devletin değerlerine hizmet etmek zorundadır. Bu anlamda müslümanların Diyanet’ten bir beklentileri olamaz. Çünkü böylesi bir kuruluştan beklenti içinde olmak abesle uğraşmak olur. Aksine, bu kurum hem İslâm’ın anlaşılmasına, hem de müslümanların ciddi çalışmalarına engel teşkil etmektedir. Bu kurumun kitleler üzerindeki tesiri düşünülürse bu sözümüz daha iyi anlaşılır. Câhil insanlar Diyanet’i, Dini muhâfaza eden kurum olarak gördüklerinden farklı kurum ve kuruluşlara şüpheyle bakmaktadırlar. Diyanet, bütün câmileri kendi kontrolünde tuttuğundan, dolayısıyla bu yerlere devletin hâkim olmasından ötürü, zaman zaman resmiyete uygun yapılmayan bazı icraatlar, hutbe ve vaaz veren yetkililer hakkında hemen soruşturma açılıp cezalandırılmaktadır. Hutbelerin kalitesi; çiçeklerden, böceklerden, veremden, ormandan bahsetmekle ölçülmekte. Hatta bazen verginin faydalarından, kalkınmak için verginin kutsallığından bahsedilmektedir. Çünkü Diyanette, her şeyin Allah için yapılmasından önce, her şeyin devlet için yapılması önceliklidir. Tabii bu kurumun içinde yine de insaflı ve samimi insanların, dinini devlete/maaşa/az bir bedele satmayan müslümanların bulunduğu da bir gerçek. Fakat kargaların sesleri/gürültüleri bülbülleri bastırmaktadır.

Diyanet teşkilâtında çalışanların büyük çoğunluğu Diyanet’in esaslarına uygun bir kafa yapısına sahip olduklarından, kendilerine dikte ettirilen devlet dinini anlatmaktan (bazı istisnâlar hâriç) herhangi bir rahatsızlık duymamaktalar. Ancak, zaman zaman hasbel-kader oralarda şu veya bu sebeple görev almış tevhid eri müslümanlar bulunabilmektedir. Bunlar da kendilerine dayatılmak istenen İslâm dışı hutbe ve vaazları okumadıkları ve İslâm’ın sosyal ve siyasal yönünü esas alan hutbeler irad ettikleri için soruşturma geçirmekte, bazen de görevlerinden uzaklaştırılmaktadır.

Diyanet kurumu, öylesine devletçidir ki, iktidarda, hükümette kim olursa olsun fark etmez; memur olmanın gereğini yapar, âmirlerinin emirlerini harfiyyen yerine getirir, Allah’ın kulu olduğunu unutarak emir kulu olur. Onlarca benzeri bulunan bir örnek verelim. Aşağıya alıntılayacağımız örnek metinde görüldüğü gibi, müslümanlara her durumda devletin yanında yer almayı tavsiye etmektedirler. Bu tavsiyeye uymayanlar Diyanet’e göre müslüman bile sayılmazlar. Çünkü onlar, hâin olarak târif edilmekte. Diyânet Vakfı’nca yayınlanan İslâm’a ters nice unsurlar içeren bir kitabı beraberce okuyalım. Bu kitap, câmi görevlilerince cemaatlere ısrarla tavsiye edildiğinden olsa gerek, tam 25 baskı yapmış bir kitaptır.

  • Milletimize ve Yurdumuza Karşı Vazifelerimiz
  • Milletin Hükümete Karşı Vazifeleri
‹ Kemalizm; Resmî Din mi? Atatürk'e Tanrı veya Peygamber Diyenler yukarı Milletimize ve Yurdumuza Karşı Vazifelerimiz ›
  • devlet dini
  • diyanet
  • diyanet kurumu
  • Diyanet teşkilatı
  • hutbe ve vaaz
  • Yönlendirilen Din

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <img> <b> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Ilgili Konular

inkarcılar . azab . Sabiilik . hikmet . adalet . Mabed . zekat . filozof . dini akım . Sihizm . Şintoizm . Konfüçyüs . Konfüçyanizm . Ahlak Anlayışları . Dürzilik . Zerdüşt . Mandenler . Hıristiyan . Katolik Mezhebi . günah çıkartma . Patriklik . Haç sembolü . Protestanlık . Yehova Şahitleri . büyü . Druidler . Paflikyanlar . Hz. Muhammed . komünist . vahiy . Darwinistler . Darwin . Hitler . Naziler . yeni yıl kutlamaları . bahar kutlamaları . yahudi tarihi . Dinde Aşırılık . kutsal kitap . havari . Rahip . Harun Yahya . hesap günü . şamanlık . imtihan . müjde . sabır . Zebur . hükümdar . Guatama . Gotama . Caynacılık . Reenkarnasyon . kutsal metinleri . Dürziler . İran dinleri . Şehadet . Havariler . Baba . Oğul . Katolik . Protestan . Katolik Kilisesi . papazlar . Ortodoks Mezhebi . Ortodoks Kilisesi . piskoposlar . Musevilik . Samiriler . Moonculuk . Tenrikyo . Kadıyanilik . Raelien Akımı . Mormonluk . Unitaryenler . Kuveykırlar . Aztekler . inançsızlık . Satanist . şeytana tapınma . İnsan . Satanistler . kara büyü . Druidlerin Öğretileri . Mani . Etrüskler . Dört incil . avrupa . komünist çin . komünist rejim . sömürgecilik . komünistler . zulüm . bahar bayramı . Nevruz kutlamaları . din tanımı . Siyonizm . Kabala . Boyun Eğme . hadis

bademcik

Gezinti

  • Anketler
  • Forumlar
  • Kitaplar
  • Son gönderiler

Kullanıcı girişi

  • Yeni hesap yarat
  • Yeni şifre iste

Son yorumlar

  • site için teşekkürler
    3 gün 1 saat önce
  • iman
    2 hafta 22 saat önce
  • bir eleştiri
    2 hafta 4 gün önce
  • dinler arası diyalog
    2 hafta 4 gün önce
  • Turkce
    2 hafta 5 gün önce
  • aferm oglum, maasalllah cook
    2 hafta 5 gün önce
  • allah çalışana verir
    3 hafta 1 gün önce
  • Anket hakkında eleştiri
    3 hafta 4 gün önce
  • kuran
    4 hafta 6 gün önce
  • arkadaşlar emeği geçenler
    5 hafta 5 gün önce

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 kullanıcı ve 9 ziyaretçi çevrimiçi.

Kitap gezintisi

  • PEYGAMBERLER TARİHİ
  • DÜNYA DİNLERİ
  • Dinler Tarihi Bölüm 1
    • DİN
    • Istılah Olarak Dinin Anlamı
    • Kur'ân-ı Kerîm'de "Dîn"
    • Hadis-i Şeriflerde Din Kavramı
    • Sünnet'te Din
    • "Din"e yakın Kavramlar
    • Din Koyucu Kim Olabilir?
    • Din Kelimesinin Anlamı
    • Din Kelimesinin Türevleri
    • Din’in Kur’an’daki Anlamları
    • Din Kelimesindeki Unsurlar
    • İslâm’a Göre Dinin Tanımı
    • Din Anlayışları ve Diğer İnançlarda Din
    • Dinlerin Çeşitleri
    • Terim Olarak Din
    • Dinde Aşırılık
    • Dinin Kaynağı
    • Din Duygusunun Menşei
    • Dinin Gerekliliği
      • Yozlaştırılan Din; Halkın Dini ve Hakkın Dini
      • Bu Din Benim Dinim Değil!
      • Liselerde Din Dersi Eğitimi ve Ders Kitapları
      • Kemalizm; Resmî Din mi? Atatürk'e Tanrı veya Peygamber Diyenler
      • Yönlendirilen Din; Devlet Dini ve Diyânet
        • Milletimize ve Yurdumuza Karşı Vazifelerimiz
        • Milletin Hükümete Karşı Vazifeleri
    • Din ve Bilim
    • İSLAM
    • EHL-İ KİTAP
    • YAHUDİLİK (MÛSEVÎLIK)
    • HRİSTİYANLIK
    • ZERDÜŞTLÜK
    • MECUSÎLİK
    • SABİÎLER
    • ŞAMANİZM
    • BUDİZM, BUDDİZM
    • BÂTIL DİNLER
  • Dinler Tarihi Bölüm 2
  • METODOLOJİK PROBLEMLER
  • DARWINİZM
  • Islam Dosyasi
  • İslamiyet ve diğer dinler
  • KABALA VE MASONLUK
  • KARMA FELSEFESİ
  • NEVRUZ
  • Uygarlıklar

dinlertarihi.net

  • anasayfa
  • forum
  • güncel yazilar
  • anketler
  • kitaplar

Dinler Tarihi | Cevaplar | SiteMap | Forum