Forum Konularımız
Gözde içerik
Son görüntülenme:
- Şamanizm
- İslam ve kölelik
- ROMA DİN VE İNANIŞLARI
- TÜRKLERDE YENİ YIL VE BAHAR KUTLAMALARI
- İslam'da ilmin önemi
- MECUSÎLİK
- Şaman Kimdir? Kimler Şaman Olabilir?
- Darwinist Irkçıların İnsanlık Dışı Uygulamaları
- Afrika Dinleri
- ESKİ MISIR DİN VE İNANIŞLARI
- Yahuda
- Pavlus (Paulus, Paul, Saint Paul -Sen Pol-)
- Hadis-i Şeriflerde Din Kavramı
- Anglikanizm
- Kemalizm; Resmî Din mi? Atatürk'e Tanrı veya Peygamber Diyenler
Tevrat
İyice tetkik edilirse, Tevrat ve İncillerde mevcut olan yazıların üç membadan geldiği kolayca görülür:
1- Bunların bir kısmı Allah kelamı olabilir.
2- İkinci kısımda yazılı olan sözler Peygamberler tarafından söylenilmiş olabilir.
3- Üçüncü kısımdaki sözlerin bir kısmı İsa aleyhisselamın havarileri tarafından, bir kısmı bazı tarihçilerin rivayetlerinden, bir kısmı ise, kimin tarafından ve niçin söylendiği bilinmeyen rivayetlerden ibarettir. Bugün elde bulunan Kitab-ı mukaddesin büyük bir kısmında, kim tarafından söylenildiği bilinmeyen, fakat muhakkak insan sözü olduğu hemen anlaşılan sözler çoktur. Bunları Allah kelamı olarak kabul etmek imkansızdır.
İbrahim aleyhisselam, ulül-azm Peygamberlerdendir. O, ne Yahudi, ne de Hıristiyan idi. Hakiki Müslüman idi. İbrahim aleyhisselam Beni İsrail'in, yani Yahudilerin ve ayrıca Arapların da ceddidir. Muhammed aleyhisselamın da, dedelerindendir.
Geldanilerin merkezi Babil şehri idi. Meliklerine Nemrud denirdi. Geldaniler o zaman, aya, güneşe ve yıldızlara taparlardı. Bunları temsil eden çeşitli putlar yapmışlardı. Nemrudlar da putlar arasında idi. Allahü teâlâ, İbrahim aleyhisselamı bunlara Peygamber olarak gönderdi. Fakat iman etmediler. O mübarek Peygamberi, ateşte yakmak istemişler, ancak Allahü teâlâ, ateşi selamet kılmıştı. Günlerce odun toplayarak yaktıkları bu ateşin içerisi, İbrahim aleyhisselam için yeşil bir bahçe oldu. Bu mucize karşısında da, çoğu iman etmedi.
Yahudiler, Yakub aleyhisselamın on iki oğlundan türemiştir. Hazret-i Yakub'un adı İsrail olduğu için, bunlara Beni İsrail, yani İsrail oğulları denildi. Hazret-i Musa, Tur dağına gidince, bunlar dinden çıktı, buzağıya taptı. Sonra pişman olup tevbe ettikleri için, Yahudi denildi. Yahudi, doğru yolu bulucu demektir.
Yahudiler, Hazret-i Musa'ya çok eziyet etti. Sonra gelenleri, bin Peygamberi şehid etti. Hazret-i İsa'yı babasız çocuk diye kötülediler. Annesi Hazret-i Meryem'e iftira ettiler. Bunları öldürmek için saldırdılar.
“Şomronim”, İbranice “S-M-R” fiil kökünden türemiş “görüp gözeten,bir şeyi dikkatle izleyen” anlamına gelmektedir. Samirîler Yahudiliğe benzer bir dine inanmakla birlikte Yahudiler tarafından Yahudi kabul edilmeyen bir topluluktur.
Samirîlerin tarihi oldukça eskidir. M.Ö. 722 yılında Kuzey İsrail Krallığı yıkılınca,Asur İmparatoru Sargon, bura halkından 30.000 kadarını alıp Asur’a ve Medlerin şehirlerine sürmüş ( II.Krallar XVIII/11);Babil, Kuta ve Avar’dan adamlar getirerek İsrailoğullarının yerine yerleştirmiştir. (II.Krallar XVII / 24 ). Böylece Şomron şehrinin sakinleri ortaya çıkmış ve bunlara “Şomronim” denmiştir.
Yahudilerin mukaddes kitapları iki ana başlık altında incelenebilir:
1- Tanah,
2- Talmud,
Hristiyanların Eski Ahit adını verdikleri Tanah da üç bölümden oluşur:
1-Tora, (Tevrat) 2- Neviim, 3- Ketuvim.
Çoğu zaman Yahudilerin mukaddes kitabının tamamı "Tora" kelimesiyle ifade edilir. İbranice bir kelime olan Tora, Arapça Tevrat'ın karşılığıdır.
Tevrat "Kanun, şeriat, emir, ders, önder" vb. manalara gelir. Beş bölümden oluşan Tevrat, Allah'ın 7704 kelimeyle Musa'ya verdiği dinî esasları ihtiva eden kitap olarak kabul edilir. Tevrat metninin orjinal dili İbrancadır. Bir bakıma "Şeriat" diye de nitelendirilen Tevrat'ı meydana getiren kitapların sayısı, Yahudilerce 24, Hıristiyanlarca 39'dur. Kitapların tertibi konusunda da her iki toplum farklı görüşlere sahiptir.
Yahudilik'te en önemli iman esasını, Allah'ın varlığına ve birliğine olan inanç teşkil eder.(3) O'nun birliği, yaratılmamışlığı, evvelinin ve sonunun bulunmayışı, her şeyi bilişi, bütün varlıkların Yaratan'ı oluşu vb.gibi Allah inancı vardır.
Yahudilerin dînî kanunlarını tefsir eden ve bu kanunlara göre ortaya çıkabilecek yeni problemlerine çözüm getiren en önemli derleme kitap.
İbranca "Lilmod" (Öğrenmek, öğretmek) kökünden alınmış bir kelimedir ve kaideler, esaslar toplamı anlamına gelir. Kelimenin İbranca-Aramca karışımı olduğunu söyleyen dilciler de vardır.
Yahudiler nazarında Kitab-ı Mukaddes'ten sonra en önemli yeri işgal eden Talmud iki kasımdır:
1. Mişna (Daha çok şifahî dînî gelenekleri ihtiva eder),
2. Gemara (bir nevi Mişna'nın tefsiridir).
Yahûdilerin ibadet yeri. Dilimize "Havra" diye çevrilen bu kelime, Yunanca'da "Synagogue", toplantı için kullanılan bir terimdi. Daha sonra İbranice "Keneset ve Bet ha-keneset" kelimelerine uygun olarak toplantının yapıldığı yer için kulanıldı. Tânrı ile buluşma yeri anlamına da gelir. Talmud'da geçen ifadelere göre, "halk evi", "küçük ma'bed", "duâ ve ibâdet yeri", "Sabbat evi" gibi anlamlara da gelir.[1]
M.Ö. 586'da Süleyman Ma'bedi'nin yıkılışından sonra, Bâbil sürgünü esnasında Havra, halkın ibadet edebileceği bir kurum haline geldi.[2] Kudüs'teki Ma'bed'in yıkılışından sonra aynı zamanda bir eğitim öğretim yeri haline gelen havra; Bâbil tutsaklığı dönüşünde -özellikle Ezra ve halefleri zamanında- Kudüs'teki Ma'bed kültü ile paralel olarak gelişti.[3]
Yusuf un ölümünden sonra Mısır'da Yahûdiler çoğalmaya başlayınca, yeni Firavun, Yusuf'un hizmetlerini unutup bundan endişelendi. ilerde ülkelerine yönelecek bir saldırıda düşmanla işbirliği yapmaları endişesiyle onlara eziyet etmeye başladı. Bu arada onların çoğalmalarını önlemek için, her doğan erkek çocuğun öldürülmesini emretti. Musa, işte böyle bir zamanda doğdu. Annesi onu, ancak üç ay gizleyebildi. Sonra onu ziftlenmiş bir sepete koyarak ırmağa bıraktı. Nil kıyısındaki sazlıklara bıraktığı sepetin durumunu, Musa'nın kız kardeşi Meryem gözlüyordu. Nil'de yıkanmakta olan Firavun'un kızı, onu buldu ve bir İbrânî çocuğu olduğunu anlayıp ona acıdı. Meryem, çocuğu emzirmesi için bir İbrânî kadın çağırabileceğini söyledi. Firavun'un kızının kabul etmesi üzerine gidip annesini çağırdı. Çocuk ona verildi ve "sulardan çekilmiş" anlamına gelen "Moşe" (Musa) adı verildi.[1] Musa, gençlik yıllarında Yahûdilerin yanına gider, şikâyetlerini dinlerdi.
Yahûdîliğin tarihçesi, onların kutsal tarihini oluşturan mukaddes kitaplarına dayanır. Mukaddes kitap, âlem'in ve ilk insanın yaratılışından, peygamber Malaki'ye kadar geçen olayları içinde bulundurur.
Günün konuları
Masonluk . Masonlar . efsane . dinsel törenler . Sümerler . Bilim Kilisesi . Masonluk Tarihi . Sahaja Yogacılık . Sahaja Yogacılar . Girit halkı . Minos Dönemi . kült merkezi . Giritliler . Sümer Dini . Sümer Tanrıları . Fenikeliler Dini . Fenikeliler . Roma Dini . Roma Uygarlığı . Roma Devleti . Romalılar . Roma İmparatorluğu . Mu Uygarlığı . Mu kıtası . Mu dini . Scientologistler . Cennet Yolcuları . Operatif Masonluk . Spekülatif Masonluk . Fikri Masonluk . Büyük Loca . Türk Masonluğu . Türk Masonlar . Türk Masonluk . Çalışma Sistemi . Masonik çalışmalar . mason simgesi . Derece Sistemi . İskoç Riti . Yılan Eğiticileri . Kirişnacılık . Krişna müritleri . Tanrının On Emri . Sahaja Yoga Dini . Uluslararası Yol . Evrensel . Mans . Mansın Kutsal Kuralı . Tanrının Çocukları . Flörtçü .
- ALLÂH'A GİZLİCE DUÂ ETMEK
- ALLAH SİZE HİDÂYET VERSİN
- ESKİ BİR AMERİKAN DUASI
- ALLÂHU YERHAMU SULTAN CEM
- RECEB-Î ŞERİFTE İBÂDETLER
- KADÎR GECESİNDE NE YAPILIR?
- FİİLÎ ÎSTÎĞFAR TESBİH NAMAZI
- MİRAÇ GECESİNDE İBADET
- MUHARREM-İ ŞERİF'TE İBADETLER
- MURÂD HÜDAVENDİGAR'IN DUASI
- Ezandan sonra okunacak dua
- BERÂT GECESİ
- İSLÂMDA EZAN SÜNNETİ
- ALLAH'IN EN SEVDİĞİ DUÂ

Son yorumlar
1 hafta 6 days önce
1 hafta 6 days önce
2 weeks 1 gün önce
2 weeks 2 days önce
3 weeks 7 hours önce
4 weeks 6 days önce
5 weeks 3 days önce
5 weeks 5 days önce
6 weeks 3 hours önce
6 weeks 3 hours önce